26 Ocak 2012 Perşembe
''Nasılsa Faydası Yok'' larla baş etme becerileri ...haftaya İlişkiler Koçluğu Sınıfımız açılıyor.
2.2.2012 perşembe günü İlişkiler Koçluğu Sınıfımız açılıyor, kayıt ve detaylı bilgi için tel : 0212 258 69 65
.
Sadece zor zamanlarda değil, hatta daha çok güzel zamanları arkadaşlarınızla birlikte geçirin.İyi gün dostları edinin.
.
Nereye bakmayı seçerseniz onu görürsünüz.
Olumlu düşünceleriniz sizi istediklerinizle
Olumsuz düşünceleriniz ise sizi korkularınızla karşılaştırır.
İnandıklarınızla yaptığınız seçimler yaşamınızın yönünü , arkadaş seçiminizi hatta düşmanlarınızı en nihayetinde kaderinizi etkiler.
Eğer etrafınızdaki insanları iyi insanlar olarak algılıyorsanız kendinizi rahat hissedersiniz ve enerji alanınızı genişletirsiniz.
Bu sayede iyi insanları yaşam alanınıza çekebilirsiniz.
.
Neye inanırsak onu yaşıyoruz…
.
İyiyi hak ettiğinize inanın.
Emeklerinizin karşılığını almaya hakkınız olduğuna inanın.
Kendinizi sevmenin gücüne inanın.
Bencillikle kendi değerinizi korumanın farklı kavramlar olduğunun ayrımında olun ve özsaygınızı koruyun.
Yaşamak istediğinizi seçin.
Kararlarınızı ertelemeyin.
Sorumluluk alın.
.
unutmayın enerji düşünceyi takip eder.İnandıklarımız deneyimlerimizi yaratır…
....................
İlişkiler Koçluğu Eğitiminde Ne İstiyoruz Ne Yaşıyoruz sorularının cevaplarını birlikte arıyoruz? Çevremizle kurduğunuz ilişkilerde daha iyi iletişim için yardımcı becerilerle tanışıyoruz.Ayrıca, -terapi gerektirmeyen- ilişki sorunları ele alınarak koçluk yaklaşımı ile birlikte interaktif ortamda tartışıyoruz.
Kendinize değer verin :)
.
Derya Akkaya
Yaşam Koçu
15 Ocak 2012 Pazar
Çocuklukta Alınan Kararların Domino Etkisi
Yaşarken farkında olalım bir başka deyişle, 'An'da olalım koçluk felsefesinin özünü oluşturan dinamiklerinden biridir.Bir süredir yazmakta olduğum kitabım için araştırma yaptığım bir konu var, ego durumları . Alkol kullanımı hakkında bir yazı okurken Dr.Azmi Varan'ın sitesine ulaştım.Özellikle ''Alkol Bağımlıları ve Sosyal İçicilerin Ego-durumları, Çocukluk Kararları ve Psikolojik Uyum Açısından İncelenmesi'' konulu araştırmasından bir alıntı yapmak isterim.
.
(Doç.Dr.Azmi VARAN, Psikoloji Lisans eğitimini İngiltere’de, University of Hull’da yaptıktan sonra, Hacettepe Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji dalında Master ve Doktora eğitimini tamamladı. Halen Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda klinik psikolog olarak görev yapmaktadır.)
Bu araştırmada 38 alkol bağımlılığı tanısı almış yetişkin hasta ile 43 yetişkin sosyal içici çocukluk dönemi kararları, ego-durumları ve psikolojik uyum açısından karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Araştırmada çocukluk dönemi kararları Çocukluk Dönemi Kararları Ölçeği (ÇODKÖ), ego-durumları ise Ego-Durumları Ölçeği (EGDÖ) ile değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, çocukluk kararlarını ölçen 18 alt ölçeğin 12’sinde bağımlı kişiler sosyal içicilerden anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar elde etmişlerdir.
Bağımlı kişilerin özellikle
"Hiçbir Şey Yapmamalıyım",
"Hissetmemeliyim",
"Düşünmemeliyim",
"Önemli Olmamalıyım"
"Var Olmamalıyım"
alt-ölçeklerinde sosyal içicilerden dikkat çekici şekilde farklılaşmışlardır. Araştırmada ego-durumlarıyla ilgili bulgular bağımlı kişilerin daha çok Çocuk ego-durumundan (özellikle Doğal ve İsyankar Çocuk) hareket ettiklerini, Ebeveyn ve Yetişkin ego-durumlarını sosyal içicilere göre çok daha az kullandıklarını göstermiştir.
.
.
.
Koçluk çalışmalarımızda tanık olduğum, yaşanan üzüntüler nedeni ile hastalanan kadınların, ilişkilerdeki son noktayı koyamama durumları, eşi alkol kullanan kişilerin bağımlı olduklarını asla kabul etmemeleri... Hem alkolü tüketen kişinin hem de onun yanında olmaya kendini kurban edenlerin ego durumları...cevabını bildiğimiz daha pek çok soruyu sormaktaki ısrar. Nereden başlıyor dersek cevap : çocukluğumuz.
Çocukken ilk karar büyüme ile ilgili alınıyor. 2 seçenek arasında......
Büyümeye karar verenler ve büyümeme kararı alanlar.
Büyümeye karar verenlerde öne çıkan özellik yaşıtlarından önce aldıkları sorumluluk bilinci,
Büyümeme kararı alanların öne çıkan özelliği ise sorumluluk almamak...
Büyümeye karar verenler, bir büyük gibi davranmaya başlarlar.
İncinen çocuklar, “yakın olmamalıyım” kararı alır ve tüm bir hayatı gerçek bir yakınlık yaşayamadan tüketir,
Güçlü olmalıyım” kararı verenler, yaşamları boyunca tek başına yürür; zorluklara sesini çıkartmadan katlanır, şikayet etmezler...Çocukluk dönemi kararları domino etkisi ile yaşamımızın her alanına etki eder.
Karmaşık gibi görünüyor ancak, çok net hayatlarımızda gözlerimizin önünde duruyor örnekleri.
.
Yaşarken farkında olunmayan durumların çıkardığı faturayı bir daha ödemek istemiyorsak, zihnimizde olan ve bizi etkileyen düşünceleri,ardındaki tetik duyguları bulalım ve yaşamımızın direksiyonuna tekrar geçelim.
.
Hemen başlamak için küçük bir koçluk eylemi; Meli-Malı eklerini kullandığınız cümlelere daha fazla dikkat edin, yerlerine seçimlerinizi belirtin.
Domino etkisini unutmayın.
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
Yaşam Koçu
25 Aralık 2011 Pazar
Gelenek ve Yenilik
.
Ortaçağda iyi bir usta, bir iş yerinden diğerine tavsiye edilir ve o ustanın milliyeti sorulmaz hatta akla bile gelmezmiş.Sanatçılar, genellikle dayanışma içinde çalışırlarmış.Bugünün sendikasına benzeyen loncalar, bir şekilde hakları gözetmek ve sanatın da ustalığını teşvik etmek amacı güdermiş. XV.yüzyılda muhteşem okullar açılmış ki günümüzde bile böylesi eksiksiz yetiştirme ve eğitim dönemi geçirmiş olmayı dileyen, resme gönül vermiş kişiler vardır.Okullarda öğrencilerin geleneksel tarza yenilikçi yaklaşım için deneysel çalışmalarına izin verilirmiş.Ancak, dönemin zenginlerinin yine de geleneksel siparişlerine yeni yöntemlerle yaratılan eserler çatışmalara sebep olurmuş.
İhtiyaçlar ve alışkanlıklar peki nasıl değişti?
XV.yüzyılın ikinci yarısında Floransalı Sandro Botticelli'nin en ünlü tablolarından bir tanesi Hıristiyan efsanesini değil, klasik bir mitoloji öyküsünü ''Venüs'ün doğuşunu'' betimler. Halk tarafından mitoloji öyküleri sevilmekteydi, derin ve gizemli anlamlar ilgi çekiciydi.Kent dışındaki villasına sipariş veren zengin bir sanat koruyucusu Medici ailesi, eserin sahibi olur.Venüs'ün doğuşunun öyküsü, tanrısal güzellik bildirisini yeryüzüne getiren gizemin sembolüdür.Venüs, gül yağmuru ortasında rüzgar tanrıları tarafından kıyıya uçurulan deniz kabuğu üzerinde denizden çıkar.Karaya ayak basmak üzereyken, Hora'lar erguvan kırmızısı pelerinle onu karşılar.Botticelli dehası burada ortaya çıkar ; yumuşak çizgi,keskin doğrular yerine algıya bırakmak, resme dikkatli bakıldığında Venüs'ün boynunun anormal uzunluğu, sol kolunun dolanışı, güzelliğinin arkasında kalmaktadır. - mükemmel uyum - ....
eser sahibi Medici ailesi bir kıtaya adı verilecek bir Floransalının da patronudur Amerigo Vespucci...bazı tarihçilerin ortaçağın resmi sınırı olarak kabul ettikleri döneme varmış oluruz...Gelenekselden yeni sanata geçiş dönemi başlamıştır.
Eskiye bağlılık, karşı fikirlere direnç,alışkanlıkları bırakmakta isteksizlik...vb. düşünsel blokajlar , yenilikçi bireyin önce niyeti sonra isteği beraberinde kararlılığı ile değişir,,,, ve saygı ile kabul edilir...Yaşamın güzelliklerine ve hazlarını çoğaltmaya yönelik her işlev içinde çok güçlü bir duygu barındırır.İnanmak.
.
Yaşamanızdaki öznelere dikkat edin, 2012 emeklerin karşılığını bulduğu güzellikler ve sevgi dolu bir yıl olsun.
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
Yaşam Koçu
3 Aralık 2011 Cumartesi
Yeni Nesil Ders Çalışma Teknikleri
30 Kasım 2011 günü Nişantaşı Anadolu Lisesinde 12.Sınıf Öğrencilerine ''Yeni Nesil Ders Çalışma Teknikleri''üzerine koçluk sohbeti gerçekleştirdim.
.
Üniversiteye hazırlık aşamasında ders çalışmaktan yorulan, bildiklerini unutan, artık öğrenemediğinden yakınan,sınavda başarısız olacağı korkusunu yaşayan gençlerimize, mahsur kaldıkları bu alandan çıkmalarına yardımcı olacak yöntemleri şu şekilde sıralayabilirim;
.
Ders çalışmak doğru planlandığında oldukça keyifli bir etkinliğe dönüşebilir. :)
.
Okuldan eve geldiğinizde okul kıyafetlerinizi çıkarın ve rahat kıyafetlerinizi giyin.
.
Ders çalışmaya başlamadan önce odanızda düzenleme yapın.Dağınıklık dikkatinizi dağıtır ve enerjinizi boşa harcarsınız.Telefonlarınızı sessize alın ve bir süreliğine uzakta bulundurun.
.
Ara verdiğinizde çalışma ortamınızdan çıkın.
.
Odaklandığınızda, çalışmanızın performansı hem artar hem de daha az yorulursunuz.
.
Renkli kalemler kullanın, renklerin psikolojik etkisi kanıtlanmış deneyler mevcut.Pastel tonlar enerjinizi neşeli ve keyifli yöne çeker.
.
Yanınızda mutlaka su bulundurun.Su, arındırır,,, Su şifadır,,, sizi sakinleştirir ve ortamın enerjisini pozitif de tutar.
.
Önemli sınavlar öncesi iyi bir uykunun etkisi çok fazladır, odanızı havalandırın ve hafif yemekler tüketin.
.
Ders çalışırken kısa notlar alın ve evde en çok zaman geçirdiğiniz alanlara yerleştirin,başka şeylerle ilgilendiğiniz durumlarda bile algılarınız açık bu bilgileri not eder.
.
Ders çalışma konularınızı zordan kolaya doğru belirleyin.Çünkü kolay konulara enerjinizi kullanırsanız, zorlandığınız durumlarda çoktan yorgun düşer ve yetiştiremediğinizi veya zamanın yetmediğini düşünerek umutsuzluğa kapılırsınız.
.
Ders çalışırken soru çıkararak sınava hazırlanın.
.
Grup ders çalışmalarında rol paylaşımı yapın.Biri sözcü,biri değerlendiren biri not alan olsun.Bir sonrakinde görev değişikliği yapın.Kendi öğrenme modelinizi seçin.
.
Keyif alınan her anın enerjisi yüksek olur ve olumlu düşünmenize etki eder.Başarı, kendinize inanmanız ile doğru orantılıdır.
.
Korku bir düşüncedir, kurduğunuz olumsuz cümle gruplarından beslenir.Örneğin, ben yapamam, başarısız olacağım vb.. gibi.Sınav öncesinde kendini hazır hisseden kişi sınav sonucunu garantiler.Hazır hissetmek için ezbere değil, öğrenerek ders çalışın.
.
Ders çalışırken bağlantı kurma yöntemi hafızanızı güçlendirir.Seçeceğiniz iki konuyu karşılaştırın ve şu soruların cevaplarını not alın.
Ortak noktaları nedir?
Farklılıkları nelerdir?
Neyi çağrıştırıyor?
....
.
Sözel konuları çalışırken, olayları gözünüzde canlandırmayı deneyin.Resimlemek görsel hafızanıza da bilgi aktarımı yapmanızı sağlar ve sınav esnasında hatırlamanıza yardımcı olur.
.
Ders çalışırken ara vermeyi unutmayın.Bilgilerin kaydı için dinlenmeye ihtiyacınız var.Ara verdiğiniz anlarda çalışma ortamınızdan çıkın, yürüyün, müzik dinleyin, atıştırın, sohbet edin...30-40 dk ders, 10 dk ara önerilmektedir.
.
Sürekli şikayet edenlerden uzak durun, kazanmak istediğiniz okulu şimdiden ziyaret edin.Öğrencisi olduğunuzu hayal edin.Resme dışarıdan bakmak değil, resmin içerisinde kendinizi hayal etmek onu gerçekleştirir.Albert Einstein'in 'Hayal gücü bilgi gücünden önemlidir.' görüşünü bilim adamları da onaylamaktadır.Zihinsel aktivasyon, hızlı öğrenmenin önemli bir yolu ve fiziksel çalışma kadar verimli olduğu kanıtlanmıştır.
.
Her anından çok keyif aldığım bu sohbetin sonunda tekrar görüşmek ümidi ile ayrıldım. Nazik davetleri için başta Nuran ve Deniz Hn'a çok teşekkür eder, okuldaki tüm öğretmenlerimize sıcak karşılamaları ve destekleri için çok müteşekkir olduğumu ifade etmek isterim.
Eğitime gönül vermiş özel insanlarla tanıştım ve çok mutluyum, iyi ki varlar...
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
14 Kasım 2011 Pazartesi
İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Ayazağa Kampüsünde 1 dersin hikayesi :)
İçeriği kariyer oluşturma ve geliştirme stratejisi olan dersimizin başlangıcını koçluk yaklaşımı hakkında bilgi vererek yaptım.Malumunuz koçluk hakkında çok -şey - söyleniyor- koçluk aradığınız cevapların sorularını sorma tekniğini anlatıyor bir bakıma ,,,, Büyüyünce ne olmak istiyorsun? sorusu ile karşılaşmayan çocuk azdır aramızda, ancak kariyer planlamasında bu tip sorular yerine kişiyi neler yapabildiği ve yapabildikleri içinde en çok hangilerinden keyif aldığı ve sayesinde kendisini -iyi,başarılı,güçlü hissettiği yere odaklayan yöntem paylaşıldı.4 ana başlığımız;
ilgi alanları
değerler çalışması
kişisel profiller
güçlü yanlar envanteri
.
Her çalışma kişiye önce soruyu kendisine sormasını amaçlıyor.Hatta nerelerde kendisini sabote eder ..bunu tespit etmek de mümkün oluyor.Hedef koyarken nelere dikkat etmekte fayda var, eğilimler neden olumsuzlara yakın gibi konularda tartıştık.Mesela bir sorum, facebook mucidinin :) başarısını geçebebilecek bir potansiyelin aramızda olma ihtimalinin neden az olduğunu düşünme eğilimindeyiz? hangi kaynağa dayanarak kendimize, yapabilirliklerimiz konularında daha az şans veriyoruz? bir başka deyişle neden daha aza razıyız henüz hiç denememişken?
dizilerden bahsettik leyla & mecnun dizisinin başarısı hakkında güçlü yanlar envanteri çıkardık.Farklı olmak ve insanlara farklı bakış açısı sunmak gibi özellikler bulduk..hayatımızda hayranlık duyduğumuz kişi/ yer / olay tarif ederken, kendi değerlerimizle birebir örtüşmesine şaşırdık ,,,neden? çünkü sevgi içeriden dışarı bir dinamiktir, sevdiğimizde kendimizi gördüğümüzü farkettik :)
Ders çok keyifli idi, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Y.Doç.Dr. Çiğdem GÖKSEL hanıma daveti için çok teşekkür ediyorum ve ülkemde öğrencileri için en iyisini isteyen, onlara her konuda desteğini esirgemeyen,prensipleri ile esin kaynağı olan bir eğitimci ile sınıfını paylaşmaktan onur duydum.
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
5 Ekim 2011 Çarşamba
Hiç bir şey yapmamak ile baş etmek ...

Kişisel alanımızda , kendi kendimize kaldığımız anlarda hangi tür düşüncelerin eğilimindeyiz farkında olmakta fayda var.
Eğer aşağıda sıraladığım başlıklar sıklıkla zihninizde beliriyorsa, bir şeyler yapmak üzereyken alıkonuyorsunuz demektir.
• Aşırı genelleme : Bir olumsuzluğu , hep tekrar edecek bir anlamda sürekli bir başarısızlık gibi görme eğilimi
• Ya hep ya da hiç : Mükemmele yakını dahi başarısızlık olarak görme eğilimi
• Güya gerçekçi olmak adına olumsuzu ifade etme: Hislerinizi referans alarak olumsuzu destekleme eğilimi
• Başkalarının yerine düşünme: Kesin kanıtlar olmamasına rağmen, diğerlerinin sizin hakkınızda ki düşüncelerini önceden bilme eğilimi
• Meli-malı cümleler : Kendini yeterli görmeme ve meli cümlelerle kendini motive edeceğini sanma eğilimi
• Etiketleme : Hatanızı tarif etmek yerine kendinizi suçlu,başarısız,yetersiz tanımlama eğilimi
• Hep kişisel alma: Olayda payınızın çok küçük veya hiç olmaması halinde bile, olumsuz olayın baş sorumlusu olarak kendinizi görme eğilimi
Bu tip eğilimlerin etkisinde, bir süre sonra -kendiniz için- hiçbir şey yapamayan biri olarak başkalarının size uygun gördüğü hayatı yaşarsınız.
Bu durumla baş etmek için başlamanız gereken yer, kendinizi ifade etme tarzınız.
Sizi aşağı çeken ifadelerden onaylayan ifadelere geçin ve ‘’ama’’ kelimesini lügatınızdan çıkarın.
Egzersiz; Kendinizi onaylamayı öğrenin.
‘’Çok yorgunum , yapamam ‘’yerine ‘’birazını yap biraz da dinlen.’’
‘’hiç halim yok,başka zaman ‘’ yerine ‘’başlarsam daha iyi hisseder,bittiğinde kendime ödül veririm’’
‘’zevksiz bir iş bu,anlamı yok’’ yerine ‘’hiçbir şey mükemmel değildir, benim
katkımla daha iyi görünmesini sağlayabilirim’’
‘’biliyorum beğenmeyecekler ‘’ yerine ‘’ iyi hazırlandım, iyi sonuç için elimden geleni yapmam yeterlidir.’’
Ne kadar mekanik görünse de bu egzersizleri yapmayı sürdürdüğünüzde, kendinizi iyi hissetmeye başlayacak ve iyi hissettireceksiniz.
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
Yaşam Koçu
28 Eylül 2011 Çarşamba
Hayal ve Hakikat Sergisi @ İstanbul Modern
Sergi, adını ilk türk kadın roman yazarı Fatma Aliye'nin Ahmet Mithat ile birlikte kaleme aldığı, Hayal ve Hakikat adlı romanından alıyor.Bir aşk romanı...Hayal olarak adlandırılan kısmını Fatma Aliye,,,, Hakikatı ise Ahmet Mithat yazar.
Bu romanı kendisine referans alan sergi, kadın sanatçıların hayallerini hakikate nasıl dönüştürdüklerini ve günümüzde görünen ve görünmeyen gerçekliği yansıtıyor... Sergi, 22 ocak 2012'ye kadar İstanbul Modern'de sanatseverleri bekliyor. Mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
.
Sevgilerimle,
Derya Akkaya
Yaşam Koçu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


